TARİH ve MEDENİYETİMİZDEN KESİTLER

İslam ve Türk Tarihinden derlenen bilgiler ile karşınızdayız

Devamını Oku

Allahü teâlâ, dünyâda bütün insanlara acıyor. Fâideli şeyleri herkese gönderiyor. Âhıretde, Cehenneme gitmesi gereken mü’minlerden dilediğine ihsân ederek afv edecek, Cennete kavuşduracakdır. Her canlıyı yaratan, her vârı, her ân varlıkda durduran, hepsini korku ve dehşetden koruyan yalnız Odur. Böyle bir Allahın şerefli ismine sığınarak, bu kitâbı yazmağa başlıyoruz.

Allahü teâlâya hamd olsun! Onun çok sevdiği Peygamberi Muhammed aleyhisselâma salât ve selâm olsun! O yüce Peygamberin “sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem” temiz Ehl-i beytine ve âdil, sâdık Eshâbının herbirine “radıyallahü teâlâ anhüm ecma’în” hayrlı düâlar olsun!

(Tezkire-i Kurtubî)  muhtasarında yazılı hadîs-i şerîfde, (Eshâbım arasında fitne çıkacakdır. Bu fitneye karışanları, benimle sohbetlerinin hâtırı için, Allahü teâlâ afv edecekdir. Sonra gelenler, bu fitneyi dillerine dolayarak, körükliyecekler, bu yüzden Cehenneme gideceklerdir) buyuruldu. Hindistânda, hicrî 1034 [m. 1624] yılında vefât eden, büyük islâm âlimi İmâm-ı Rabbânî Ahmed Fârûkî Serhendî “rahmetullahi aleyh”, Ehl-i sünnet i’tikâdını ve müslimânlığın doğru yolunu ve tesavvufun islâm dîninden ayrı birşey olmadığını bildirmek için, her memlekete mektûblar yollamışdır. Beşyüzden fazla olan bu mektûbları, üç cild olarak toplanmış ve basılmışdır. İkinci cildin otuzaltıncı mektûbunda, Eshâb-ı kirâm arasındaki fitneyi uzun yazmakdadır.

Üçüncü halîfe hazret-i Osmân “radıyallahü anh” zemânında, Abdüllah bin Sebe’ adındaki Yemenli bir yehûdî, islâmda ilk olarak bölücülük fitnesini çıkardı. Buna aldananlar, Eshâb-ı kirâm arasına karışdılar. Târîh boyunca, masonlar ve yehûdîler tarafından desteklendiler. Zemân zemân azarak, islâmiyyeti içerden yıkmağa çalışmışlar ve çok müslimân kanı dökülmesine sebeb olmuşlardır. Hâlbuki islâmiyyet, birleşmeği, kardeş gibi sevişmeği emr etmekdedir.

Eshâb-ı kirâma “radıyallahü teâlâ anhüm ecma’în” düşman olanlar, zemânla oniki fırkaya ayrıldı. Hepsi de, müslimânları aldatmak, parçalamak için, plânlı olarak çalışıyorlar. Eshâb-ı kirâmın “radıyallahü teâlâ anhüm ecma’în” birbirlerine düşman olduklarını söyliyor, o din büyüklerine, hazret-i Alîye “radıyallahü teâlâ anh” uymadılar diyerek, çok kötü iftirâlar atıyorlar. Aydın din adamı, ilerici yazar gibi ismlere bürünen bu fitne ve fesâdcılar, yalanlarını meydâna çıkararak ve çirkin iftirâlarını çürüterek, müslimânları uyandırmağa çalışmakda olan Ehl-i sünnetin temiz hocalarına gerici, câhil diyorlar. Bu mubârek hocaları lekelemeğe, gözden düşürmeğe yelteniyorlar. Eshâb-ı kirâm “radıyallahü teâlâ anhüm ecma’în”, bunların söğmeleri ile kıymetden düşmedikleri gibi, bu hocaların kıymetleri de, bunların saldırmaları ile artmakda, şânları, şerefleri yükselmekdedir.

Din kardeşlerimizin, kardeşi kardeşden ayırmağa çalışan bu yıkıcıların yaldızlı iftirâlarına aldanmamaları için, otuzaltıncı mektûbu fârisîden türkçeye terceme ederek (İslâmda İlk Fitne) adını verdik. İnsâf ile okuyan kıymetli gençlerin sâf rûhlarının ve temiz vicdânlarının, Ehl-i sünnetin haklı olduğunu göreceklerinden emîn bulunuyoruz.

Allahü teâlâ, müslimânları parçalanmakdan korusun! Hepimizi, râzı olduğu, beğendiği, Ehl-i sünnetin doğru yolunda birleşdirsin! İslâm düşmânlarının yalanlarına aldanarak, tuzaklarına düşmekden korusun! Âmîn.

Evliyânın efdali, Sıddîk-ı ekber, ba’dehu Fârûk,

ve Zinnûreynden sonra, Alîdir ol Velîyullah.

Kalan Eshâbı hem ki, cümlesinin zikri hayrolsun,

cemî’i Âl-ü Eshâb-ı kirâmı severim fillah.

Aşere-i mübeşşere ve Fâtıma, Hasen ve Hüseyn,

bu ümmetden bunlara Cennet ile neşhedü billah.

Ve gayri kimseye aynîle Cennetlik denilmez ki,

o gaybe hükm olur, gaybi ne bilsin kimse gayrillah.

Ve Eshâb-ı kirâmın cümlesinden sonra ümmetden,

cemî’i Tâbi’în olmuşdur, efdalü Evliyâillah.

Makaleyi paylaş

Submit to FacebookSubmit to Google PlusSubmit to TwitterSubmit to LinkedIn
Joomla templates by a4joomla